Nazarköy - Kazak Vadisi - Key Museum - Şirince
Notice: Undefined index: level in /home/u8421094/voyelletour.com/v1/turdetay.php on line 171

NAZARKÖY - KAZAK VADISI - KEY MUSEUM - ŞIRINCE

Sizler için ilginç bir tur hazırladık.

Keyifli bir kahvaltının ardından Kazak Vadisi ile turumuza başlıyoruz. Kımız At Çiftliği, Şirzat Doğru isimli Kazak Türk'ü tarafından kurulmuş. Şirzat Doğru, Doğu Türkistan işgal edildikten sonra, yurdundan ayrılmak zorunda kalan bir Kazak Türk’ü. “Büyük Kazak Göçü” denilen yürüyüşleri 1949 yılında başlamış ve iki yıl sürmüş. Taklamakan Çölü’nü ve Himalaya’ları aşarak Hindistan’a ulaşmışlar; 1954 yılında da Türkiye’ye gelmişler. Türkiye’de çok sıcak karşılanmışlar ve Şirzat Doğru da bir vefa borcu olarak, unutulmaya yüz tutmuş iki ata kültürünü, Türk halkına tekrar kazandırmak istemiştir.

Şirzat Bey, ata içeceği kımız ve tüm Türk boylarının doğup büyüdüğü Otağ, yani “Yurt.” kurmak amacıyla; 1987 yılında Altay Dağları’nı andıran bu vadiyi satın almış. Kazak Vadisi’ndeki Otağ, çok büyülü bir mekan. Göz atmadan sakın geçmeyin. Kazak öğretim görevlisi bir kadın hocanın dersini mutlaka dinlemenizi tavsiye ederiz.

Sırada Nazarköy var. Kemalpaşa ilçe merkezine 6 km uzaklıkta yer alan Nazarköy, boncuk ocaklarıyla tanınır. Nif Dağı’nın eteklerindeki atölyelerde 1950 yılından beri sayısız cam süs eşyası ile göz boncuğu (nazar boncuğu) üretilmektedir. Binbir çeşit boncuğun sergilendiği Nazarköy'de nazar boncuğu temalı pek çok değişik tasarımda kolye, bileklik , küpe  ve ev süsleri bulunmaktadır. Vereceğimiz serbest zamanda veriyoruz rahatça alışverişinizi yapabilir ve gezebilirsiniz.

Buradan Key Museum'a geçiyoruz. İzmir'in Torbalı ilçesindeki Key Museum, E. Özgörkey Grubu İcra Kurulu Başkanı Murat Özgörkey ve Selim Özgörkey’in koleksiyonerlik ruhundan doğdu. 7.000 metrekare alana kurulu olan müzede, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın dört bir yanından 2001 yılından beri titizlikle bir araya getirilen parçalarla oluşmuş farklı koleksiyonlar sergileniyor. Bu kocaman müzede pekçok motorlu taşıtı yakından inceleyebileceksiniz. Fotoğraf çekmeyi ihmal etmemenizi tavsiye ediyoruz.

Evet artık Şirince'ye gidebiliriz. Efes’in terk edilmesinden sonra 15.yy civarında yerleşim görmeye başlamıştır. Mevcut yapılar 19.yy civarlarında yapılmıştır.

Eski bir Ortodoks köyü olduğu zamanlardaki ismi Çirkince’dir. Sakinlerinin bu ismi, yabancıların rahatsız etmemesi ve köylerinin güzelliğinin bozulmamasını istedikleri için verdiği söylenmektedir. Şirince ismi dönemin Valisi Kazım Dirik tarafından köyün güzelliği göz önüne alınarak verilmiştir. Şirince Köyü, dağın tepesinde konumlandığı için ziyaretçilerine çok hoş bağ ve şeftali bahçesi görünümü sunmaktadır.

Bugün köy Türk-Yunan kültürünün mükemmel bir sentezi durumundadır. Kurtuluş Savaşı’ndan önce köyde Rumlar yaşamakta iken, savaş sonrasında iki ülke arasında yaşanan mübadele anlaşmasına göre bölgeye Yunanistan’da yaşayan Türkler yerleştirilmiş. Şirince’de yaşayan Rumlar ise Yunanistan’a göç etmek zorunda kalmıştır.

Şirince, şarabı ve restore edilmiş evleriyle taş sokaklarıyla ilginizi cekecektir. Köydeki kadınların tezgahlarını görüceksiniz sokaklarda el örmesi taçlar ve meyve şurupları, el örgüsü bebekler manzaraya karşı oturup son olarak bir kahve içmenizi tavsiye ederiz.

Gezimizin sizi çok mutlu edeceğine eminiz.