Ödemiş - Birgi - Lubbey Köyü - Gölcük
Notice: Undefined index: level in /home/u8421094/voyelletour.com/v1/turdetay.php on line 171

ÖDEMIŞ - BIRGI - LUBBEY KÖYÜ - GÖLCÜK

Turumuzun ilk durağı olan Birgi, yemyeşil dokusuyla saklı kalmış şirin bir yer. Birgi’de sokaklarını adımlayıp asırlık cınar ağaçlarının arasından yüksek taş duvarlı, alaturka kiremitli, ahşap pencereli evleri izleyerek ilerliyoruz.

Birgi’de görülmesi gereken ilk yer Çakırağa konağı. 1763 yılında Mustafa Şerif Çakırağa tarafından venedikten ahşapları getirelerek yapılmıştır . Üç katlı görkemli dış yapısı kalem işi ile süslenmiştir. Hemen her odasının tavanlarında süslemeler mevcuttur.

Sonraki durağımız Ulu cami. 1312 yılında yapılan cami Türk-islam mimarisinin en iyi örneklerinden biri. Caminin güney duvarındaki antik aslan yontusu oldukça ilginçtir.

Çivi kullanılmayan ahşap işçiliğiyle de dikkat çeken Ulu Cami'nin çinileriyle kaplı minaresi oldukça ilgi çekmektedir.

Caminin tam karşısındaki hoş tasarımlı cafede limonata içmenizi tavsiye ederiz. İmam-ı Birgivi Türbesi , cami kale kalıntıları görülmeye değer yerler. Mezar ziyareti yapanlar genelde ağaç dallarına kumaş baglayarak dilek dilerler. Müderris İbrahim efendinin mezarında kulağınızı ayak taşına dayadığımızda enterasan bir şekilde kalp atımı duyabilirsiniz.

Buradan Gölcük Yaylası’na geçiyoruz. Burası tam bir doğa cenneti. Çam ormanları ile çevrili gölün kıyısında kısa bir yürüyüş yapıp bir bardak çayınızı yudumlayın. Bu muhteşem göl ressamların ve fotoğrafçıların gözdesidir.

Lübbey, bundan yaklaşık 30 yıl önce, göçle boşalıp, neredeyse tam bir hayalet yere dönüşmüş bir Ege köyü. Bugün köyde sürekli yaşayanların sayısı 10’u geçmiyor. Küçük Menderes havzasında, Bozdağ’ın eteğinde, beş yüz metre yükseklikte bir köy olan Lübbey, kaderine terk edilmiş, bir çoğu yıkılmış evleri ve onları terk etmeyen son sakinleriyle var olmaya çalışıyor.

Son durağımız Ödemiş. Sakin yaşamıyla huzurlu güzel bir ilçe. Ödemiş’te görülmesi gereken yerler Bedia Akartürk müzesi. Sanat hayatına burda başlayan Bedia hanımın sahne kıyafetleri, fotoğrafları ve kendi diktiği yöresel kıyafetleri müzede sergilenmekte.

Ödemiş köftemizi yiyip bu turumuzada burda son veriyoruz ve sizleri mutlaka bekliyoruz.